Gizlilik Sözleşmesi (Non-Disclosure Agreement)
March 14, 2010
Kendi yarattığınız yeni bir fikri, projeyi, ürünü, prototipi, yazılımı, buluşu veya iş konseptini işbirliği yapmayı düşündüğünüz veya yatırımcı olabilecek üçüncü şahıslara ve girişimcilere anlatmadan, açmadan önce, imzalamalarını istemeniz gereken ve İngilizce’de ” Non-Disclosure Agreement” (NDA) diye adlandırılan “Gizlilik Sözleşmesi” sizin hakkınızı ve varlıklarınızı koruma amacıyla düzenlenir.
Birçok kişinin, başkalarının fikirlerini sahiplendiği, kendine mal edip haksız maddi ve manevi kazanç elde etmeye çalıştığı, hatta bunu alışkanlık haline getirdiği bir dönemde hem kurumunuz içindeki çalışanlar, hem dışarıdan gelen danışmanlar ve dış kaynak personeli, hem de tedarikçiler, hatta müşteriler bilgi varlıklarına çalışmaları süresince erişebilirler. Ancak bu varlıkları korumak için onların da sorumlu olduklarının vurgulanması önemlidir. Gizlilik anlaşmaları (NDAs) bu amaçla yapılir.
Gizlilik anlaşmaları standart maddelerden oluşur. Anlaşma metninin hazırlanması ve güncel tutulması kadar, kimlerle ne zaman imzalandığı, nerede arşivlendiği gibi kayıt bilgilerinin de tutulması önemlidir. Bu durum ilgili kişi ve kurumların, bilgi güvenliği kurallarını hatırlamalarını ve özen göstermelerini de sağlar.
Gizlilik Sözleşmesi, fikrin, projenin, ürünün, prototipin, yazılımın veya buluşun gerçek sahibini açık ve net bir şekilde ortaya koyarken projeyle ilgili hiçbir bilginin üçüncü şahıslara verilmeyeceğini garanti eder. İmzalayanlar, açıklanan bilginin gizli bir bilgi olduğunu resmen tanımış olur. Bu bilgiyi kendisinin veya baskasının çıkarları için hiç bir şekilde kullanmayacağını kanunlar karşısında taahhüt etmiş olur. İlgili iş, ürün ve patent vs. hayata geçirilemese bile Gizlilik Sözleşmesinin bağlayıcılığı sözleşme maddelerinde belirtilmiş olan süre kadar devam eder ve kanun karşısında verilen taahhüt sürer.
Belirli bir amaç için bilgi alışverişi yapılacağı, bu bilgilerin belirli bir süre gizli tutulacağı, bu bilgilerin ancak değerlendirme amacıyla, izin verilen kapsamda, üçüncü kurum veya kişilere iletilebileceği, bunun dışında sadece kanun zoruyla açıklanmak zorunda kalınırsa açıklanabileceği, talep edildiğinde bu bilgilerin iade veya istenen şekilde imha edileceği ve yalnızca yasal olarak saklanmak zorunda olanların saklanabileceği v.b. hükümler bulunabilir.
Uzun yıllardır Çin’de iş yapmakta olan bircok Türk şirketinin Gizlilik Sözleşmesinden haberi bile olmadığını veya yol yöntem bilmedikleri için hep riskleri gözardı ederek bu tip bir sözleşmenin imzalanmasını şart koşmadıklarını gözlemlemekteyiz. Böyle durumlarda karşı tarafdaki üreticinin bilerek veya bilmeyerek gizlilik kurallarına uymaması, konu olan ürün, prototip, dizayn ve patentle ilgili fikri ve sınai mülkiyet hakları ihlallerinin artmasına ve sonuçta Türk firmalarının öngörülmeyen büyük zararlara uğramalarına sebep olmaktadır. Çok kısa sürede ve kolayca hazırlanabilen Gizlilik Sözleşmeleri çok basit sözleşmelerdir ve firmadan firmaya, üründen ürüne çok büyük değişiklikler arz etmezler. Gizlilik Sözleşmeleri, Çin Mahkemeleri tarafindan kolayca anlaşılabilmeleri ve yaptırımların uygulanabilmeleri icin Çince hazırlanır ve imzalanır ancak ekinde İngilizce tercümesini ihtiva eder. Her sözleşmeye konulmasını önerdiğimiz, “sözleşmeye uyulmamasi durumunda tüm mahkeme ve avukatlık masraflarının davayı kaybeden tarafından ödeneceği” maddesi muhtemel bir davalık olma durumda sizi oluşacak masraflardan kurtarır. Bu madde, avukatların da çok çabuk şekilde dava açma ve takip etmelerine yardımcı olacaktır.
Çok iyi hazırlanmıs bir Gizlilik Sözleşmesinin imzalanması Çin Halk Cumhuriyeti’nde size etkili bir koruma sağlar. Eğer karşı firma bu anlaşmayı imzalarsa sizin haklarınızı koruma konusunda ne kadar ciddi olduğunuzu görmüş olur. En etkili koruma metodu caydırıcı etkidir. Hakkını mahkemelerde aramayı bilen ve bunu profesyonel destek ile yapan firmalarla çalışanlar, hiç bir zaman gizliliğin ihlali durumunda mahkemelere verilip, ifşa edilmeyi, kaybedilecek davalardan dolayı rakamı belli olmayan tazminatlar ödeyerek zor durumlara düşmeyi istemezler. Özellikle son yıllarda fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması konusunda çok aşama kaydeden Çin Halk Cumhuriyeti Mahkemelerinin bu tip davalara çok hakim olduklari gözlenmektedir ve genellikle bu tip davalar olumlu sonuçlanmaktadır, haklıya hakkı teslim edilmektedir.
Bu konuda çok yaygın olarak yapılan hataların başında böyle bir Gizlilik Sözleşmesinin en baştan imzalanmaması, yeni ürün, dizayn, prototip, çizim veya yazılımın karşı firmaya açılmasından sonra imzalanmaya çalışılması gelmektedir. Bu durumda tahmin edilebileceği gibi bir sonuç ortaya çıkar veya tamamen karşı firmanın insafına kalınır. Genellikle gizli tutulması istenen bilginin kötü niyetle kullanılması durumunda yapılabilecek fazla birşey kalmamıştır. Eğer karşı firma böyle bir Gizlilik Anlaşmasını imzalamaktan kaçınıyorsa, yapmanız gereken tek yol bu firma ile çalısmayıp kendinize daha güvenilir bir firma bulmaktır.
Gizlilik sözleşmesinde taraflar, imza tarihi ve sözleşmenin düzenlenip imzalandığı yer, ürün ismi ve tanımı, prototip bilgisi, patent detayı, fikri ve sınai mülkiyet haklarının muhteviyatı ve detayı, gizliliğin süresi, diğer koşullar, tarafların hak ve yükümlülükleri ve özellikle başvuru makamının Çin Halk Cumhuriyeti Mahkemeleri olduğu net olarak yazılmalıdır.
20 Yıla yaklaşan bir süredir müşterilerine hizmet veren Ming Dynasty (HK) Limited, Hong Kong SAR ve Çin Halk Cumhuriyetinde iş yapan tüm Türk firmalarını yeni ürün, dizayn, prototip vs. fikri ve sınai mülkiyet haklarını karşı firmalara açmadan önce Gizlilik Sözleşmesi ile kendilerini ve ürünlerini korumalarını önermektedir. Sözleşme ile kendinizi korumanız durumunda, Hong Kong SAR ve Çin Halk Cumhuriyeti mahkemeleri her zaman haklı olan tarafı koruma yönünde karar vermekte ve sözleşmeye uymayan ilgili kurum ve kişileri şiddetle cezalandırmaktadır.
Anahtar Kelimelersözleşme, Hong Kong, proje, hizmet, Can Zıplar, akit, NDAs, patent, Çin Ekonomisi, ming dynasty (HK) limitedİmzaladığınız Sözleşme Ne Kadar Geçerli?
December 15, 2009
Çin Halk Cumhuriyeti’nde Yerleşik Bir Firma ile İş Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar Vardır.
1. İki firma arasında işin bütün detaylarını ihtiva eden bir sözleşme düzenlenmeli ve karşılıklı olarak imzalanmalıdır. Bu sözleşme karşılıklı iletişim dilinde hazırlanmış ise mutlaka Çince tercümesi de sözleşmeye dahil edilmelidir. Çince tercümeyi ihtiva etmeyen sözleşmeler herhangi bir anlaşmazlık durumunda Çin Halk Cumhuriyeti mahkemelerinde geçerli kabul edilmez.
2. İmzaladığınız sözleşmenin geçerli olup olmadığını anlamanız kolay olmayabilir. İki firma arasında imzalanan bu sözleşmeyi imzalayan kişiler yetkili midirler, sözleşmede kullanılan mühürler yetkili midir? Sözleşmede yazılan firma ismi ile mühürdeki firma ismi arasında fark var mıdır? Sözleşmede aynı firma ismi bilerek veya bilmeyerek müteakip defalar yazım hataları yapılarak mı yazılmıştır? Firma isminin yazılışındaki tek bir harf farkı bile sözleşmenin geçersizliğine sebep olur.
Çin Halk Cumhuriyetinde şirket mühürleri 3 çeşittir. Daire şeklide olan mühür şirket mühürüdür, elips şeklinde olan mühür muhasebe bölümüne aittir, kare şeklindeki mühürler ise şirketi kanuni olarak temsil edebilen yetkili kişilere aittir. Sözleşme, sadece daire ve kare şeklindeki mühürler ile onaylanabilir. Yukarıdaki bahsedilen mühürler kamu güvenliği dairesi onayı ile yaptırılmıştır ve dolayısıyla kullanımı sorumluluk getirir. Bunun dışında her firmanın kullanmaktan çekinmediği, herhangi bir mühürcüde yaptırılmış Çince ve İngilizce olarak hazırlanmış şirket mühürleri vardır ve bu mühürler yasal değildir ve ayrıca kullanıldığı sözleşmelerde geçerli değildir. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda mahkemelere başvurduğunuz zaman ne tip bir ihtilaf durumu ortaya çıkacağı da belli değildir.
3. Hazırlanıp, imzalanan sözleşmenin Çin’deki firmanın bulunduğu şehirdeki Ticaret Odası’nda (CCPIT) onaylattırılarak, Çin Dışişleri Bakanlığı kanalıyla T.C. Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi’nden veya Başkonsolosluğu’ndan onaylatılması en azından sözleşmenin yetkili kişiler tarafından imzalanıp mühürlendiğini belirtir. Ancak sözleşmede sadece imza ve mühürlerin doğruluğunu onaylayan kurumlar “metne şamil değildir” ibaresini düşerler. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda mahkemeye başvurulması durumunda sözleşme hükümlerinin de onaylanmış olduğu düşüncesi yanlıştır. Bunun yerine sözleşmeyi en başta hukuki destek alarak hazırlattırmak en doğru karar olacaktır.
4. Sözleşmelerde; sözleşmenin taraflarını, imza tarihini ve sözleşmenin düzenlenip imzalandığı yeri, ürün ve hizmetin muhteviyat ve detayını, ürün ve hizmetin miktarı ve süresini, ürün ve hizmet kalitesi detayını, birim fiyatları içeren bilgiyi, nakliye v.s. detaylarını, diğer koşulları, tarafların hak ve yükümlülüklerini, hangi anlaşmazlık durumunda Çin’deki tahkim kurumuna (CIETAC) ve hangi anlaşmazlık durumda Çin Halk Cumhuriyeti mahkemelerine başvurulabileceği konusu net olarak yazılmalıdır.
5. Ana ve alt şirketlerin beraberce bulunduğu ve iş yaptığı durumlarda, sözleşmede ana şirketin isminin yazılarak, onay kısmında alt şirketin isminin ve mührünün kullanılması durumunda sözleşmenin hiç bir geçerliliği yoktur çünkü iki şirket farklıdır. Bu hata, bilerek veya bilmeyerek yapılmakta, kanunen geçerli gibi görünen birçok sözleşmenin anlaşmazlık durumunda mahkemelere başvurulması halinde geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Böyle detayları gözden kaçırmamak için her türlü sözleşmenin hazırlanıp imzalanması aşamalarında hukuki destek alınmalıdır
6. Sözleşmelerin yetkili kişiler tarafından imzalanıp ve mühürlenip, faks ile karşılıklı olarak iletilip, anlaşmazlık durumunda mahkemelere başvurulması durumunda ne kadar geçerli olduğu görecelidir, mutlaka orijinalini ibraz etmek gereklidir. Orijinalini görmediğiniz, her türlü kurumun onayına haiz sözleşmelerin, sahtecilik yapılarak hazırlanmış olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Onlarca yıldır Çin Halk Cumhuriyeti ile iş yapıp aynı hatayı ve dikkatsizliği yapan birçok şirket olduğunu gözlemlemekteyiz.
7. Türk şirketlerinin yaptığı en büyük hatalardan birisi, alıcı olarak ziyaret ettikleri fuarlarda belli bir malın veya hizmetin alımı için imzaladıkları, ancak diğer firmanın yetkisiz elemanları ve geçerli olmayan mühür kullanılarak imzalanan sözleşmelere dayanarak yapılan nakit ödeme veya banka havalelerinin ciddi riskler içermesidir. Tamamen karşı firmanın insafına kalınan bu durumlarda, bahsedilen tipteki sözleşmeler mahkemeler tarafından geçerli kabul edilmemektedir. Çin Halk Cumhuriyeti kanunlarına göre geçerli bir sözleşmeye dayanmayan ödemelerin şirketleri karşılıklı olarak bağlayıcılığı yoktur. Malın yüklenmemesi, farklı bir hizmetin yapılması, sözleşmede yazılan üründen farklı bir malın yüklenmesi durumlarında sizi koruyan bir çözüm bulunmamaktadır. Böyle durumlarda yardım istenen resmi kurumların da yapabilecekleri fazla bir şey olmamaktadır ve çok kolay çözülebilecek problemlerin, çözümsüz problemler klasörlerinde toplanmasına neden olmaktadır.
Alıcı firmalarının hukuki destekten yoksun olarak çalışma niyet ve alışkanlıkları kötü niyetli şirketlerin sektörde gelişmesine ve bu tip şirketlerin çoğalmasına, bu tip davranışların artmasına yardımcı olduğu açıktır. Hukuki destek ve danışmanlık hizmeti alarak çalışma durumunda ortaya çıkacak maliyet, problemler yaşandığında oluşacak büyük ve hiç bir zaman telafi edilemeyecek zararlardan çok daha azdır. 17 yıldır Çin Halk Cumhuriyetinde müşterilerine hizmet veren şirketimiz, tüm Türk firmalarına profesyonelce düşünmeyi ve garantili iş yapmayı önermektedir. Sözleşmeler ile kendinizi korumanız durumunda, Çin Halk Cumhuriyeti kurum ve mahkemeleri her zaman haklı olan tarafı koruma yönünde karar vermekte ve dolandırıcıları şiddetle cezalandırmaktadır.
Anahtar Kelimelerkanun, tahkim, CCPIT, Çin'e ihracat, Çin'den ticaret, Çin, Can Zıplar, Hukuk, chinatodayturkiye, uyuşmazlikYeni İş Yasası ve İşci Hakları
October 10, 2008
1995 ve 2006 yılları arasında Çin’de açılan iş hukuku davalarının sayısı 13 kattan fazla arttı. Hızla büyüyen ekonomiye paralel olarak iş uyuşmazlıklarının niteliği de niceliğine paralel olarak çeşitlendi.
Yeni iş yasası ile her şeyden önce isçilere daha geniş haklar verilmesi ve verilen hakların kolay kullanılır olması amaçlandı.
Yeni yasa ile isçilere yetkili organlar aracılığı yerine, doğrudan bireysel dava açma hakkı verildi. İsçi hakları ihlallerine müteakip isçi sendikaları ya da temsilcikleri halen çeşitli yetkilere sahip. Fakat isçilere bireysel dava hakki verilmesi ara kurumların fonksiyonunu en aza indirirken, isçilerin bağımsız olarak haklarını mahkemede arayabilmelerinin yolu açıldı.
Anahtar Kelimelermevzuat, ming dynasty (HK) limited, Çinle ticaret, Hakları, Asya, Çin fabrikalari, yuan, Yasası, Çin Ekonomisi, gümrükÇinli isçiler gecen 8 ayda mahkemelere akın ettiler. Iş uzlaşmazlıklarına dayalı davalar Pekin’de %106, endüstriyel şehirlerden biri Nanjing’de %236, 4-5 milyon isçiyi barındıran Shenzhen’de %126, çalışma şartlarının oldukça ağır olduğu Güney şehirleri Guangzhou ve Donguan’da %96 ve %132 artış gösterdi. Rakamların da ifade ettiği gibi Cinli isçiler yeni haklarının benimsemekte ve haklarını aramakta gecikmediler.
Yeni İş Akdi Yasasının İlk Etkileri
September 13, 2008
Çin Halk Cumhuriyeti yılbaşında etkileri merakla beklenen yeni “iş akdi yasasını” yürürlüğe soktu.
Aradan geçen 8 ayın ardından işçilerin haklarına daha fazla sahip çıkması ve isçilerin çalışma koşullarındaki göreceli iyileşme ilk göze çarpanlar.
Bunun yanında bazı şirketler daralmaya gitti. Özellikle düşük işgücü maliyetine dayalı üretim yapan ve rekabet gücünden yoksun şirketler zora girdi. Ancak işçi maliyetleri artışı beklendiği kadar şiddetli olmadı.
Özellikle küresel kriz nedeniyle işlerini kaybeden işcilerin işgücü havuzuna eklenmesiyle birlikte, işci ücretleri yükselişini durdurdu.
Anahtar KelimelerÇinle ticaret, Hakları, Çin Ekonomisi, çinden makina ithalatı, yuan, uzakdogu, Çin fabrikalari, akit, Asya, ekonomi

