Yeni Ekonomik Koşullarda Çin Fabrikaları

May 16, 2009

ÇİN geçen sene %10’un üstünde büyüdü. Bu yıl ise en iyimser beklentilere göre %8 büyüyecek. İhracat son 6 aydır gerilerken, pek çok endüstride %60’a varan ihracat kayıpları var.

ÇİN’de Türkiye’de yaşanan kredi darboğazı yaşanmıyor. Yılın ilk 3 ayında verilen kredilerin hacmi 2008’in üstüne çıkmış durumda bulunuyor. Küçük ve orta ölçekli özel şirketlerin krediye erişimi ise pek çok değişkene bağlı olarak son derece zorlaşıyor. Ancak büyük ölçekli işletmeler ve kamu işletmelerinin kredi yoluyla finansman sıkıntısı bulunmuyor. Yerel yönetimler ve bankalar bu anlamda kredileri teşvik ediyor.

ÇİN’de kriz ile oluşan koşullar konsolidasyonu zorunlu kılıyor. Birleşmeler artıyor. Pek çok küçük fabrika büyükler tarafından yutuluyor ya da endüstri dışına itiliyor. Neticede büyük ölçekli işletmeler kaynaklara ulaşmak konusunda sıkıntı çekmiyor.

Krizle gelen yeni finansal ekonomik koşullar yeni fırsatlar da yaratıyor:

* Sağlam yapılı ve iyi yönetilen fabrikalar sipariş istiyor! Bu fabrikaları bulmak, sadece kalite açısından değil, Ticaret güvenliği açısından da önem arz ediyor.

* Kriz ortamında krediye erişim sorunu olmayan büyük ölçekli fabrikalar düşen maliyetlerini fiyatlarına yansıtıyor.

* Kriz ÇİN’de makine, araç-gereç ve fabrika almak isteyenler için bir fırsat. Fabrika ve ekipmanlar son derece düşük fiyatlarla satın alınabiliyor.

* Zor durumdaki iyi şirketler için ortaklık fırsatları eskiye nazaran çok daha cazip

* Teslim alınmayan, iptal edilen siparişlerin bıraktığı hazır mallar pek çok fabrikada mevcut, acil ürün ihtiyaçları son derece iyi fiyatlara giderilebilir. Fakat bu beraberinde spesifik üretim isteyen alıcıların, başkaları için üretilen bu elde kalmış malları kucaklarında bulma riskini de arttırıyor!

* Asgari sipariş miktarı aşağı çekiliyor. Özellikle yeni fabrikalar denemek isteyen alıcıların hareket alanı genişliyor.

* Aynı şekilde asgari ön ödeme miktarları konusunda alıcıların eli güçleniyor.

* Geçen yıla kadar işgücü sıkıntısı pek çok fabrika için bir sorundu. Teslimler ek işçi bulunamadığı için sürekli sarkıyordu. Ancak durum tersine dönmüş durumda, işgücü havuzu genişliyor. Bu da teslim sürelerini kısaltmak konusunda alıcıların elini güçlendiriyor.

Neticede, ÇİN’de pek çok üretici zor durumda ve bu fırsatlar yanında riskler de getiriyor. Pek çok üretici işçi ücretlerini bile ödeyemeyecek halde ve son derece agresif biçimde yeni müşteriler arıyor. Bu beraberinde gerçekçi olmayan ve son derece cazip teklifleri de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla ithalatçı ve yatırımcılarımızı gerek sipariş öncesi, gerekse sonrası denetimlere özen göstermeleri konusunda uyarmak istiyoruz. Alıcıların mümkün olduğu kadar çok fabrika ziyareti gerçekleştirmesi ya da bu konuda servis ya da destek alması, her aşamada denetimleri sıklaştırması ve tedarikçilerini çeşitlendirmesi gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum.

  • Share/Bookmark
Anahtar Kelimeler, , , , , , , , ,

Çin’de Ticari Riskler Artıyor

April 17, 2009

Küresel kriz Batı Dünyası’nda tüm şiddetiyle eserken, ÇİN’i de etkiliyor.Bu etkilerinden biri kendisini ÇİN şirketleri üzerinde gösteriyor.

· Öncelikle Çinli üreticilerin tedarikçilerine ödeme kabiliyetleri giderek kötüleşiyor. Bu ÇİN şirketleri ile ticaret yürüten Türk şirketleri için büyüyen bir risk faktörü oluşturuyor.

· Büyük şirketlerin krediye ulaşması kolay iken, asıl sıkıntıyı çeken küçük ve orta ölçekli şirketlere oldukça zor kredi açılıyor. Dolayısıyla Türk şirketleri alım yaptıkları firmaların bilançolarına dikkat etmek zorundalar.

· Kredi sıkıntısı çeken firmalar, tedarikçilerinden daha uzun vadeler isterlerken; bu tedarik zincirinde tıkanıklıklar yaratıyor.

· Çinli şirketlerin çoğu son 20-30 yıldır büyümeye programlandılar ve benzer bir düşüş yaşamadılar. Bu yüzden gerekli tecrübe ve yönetim modellerinden yoksun işletme yöneticileri krize karşı önlemler almakta güçlük çekiyor. Düşen satışlar ve geciken ödemeler Çinli şirketleri giderek zora sokuyor.

Dolayısıyla ÇİN şirketlerinin içinde bulunduğu süreçte zarar gören Türk şirketlerinin sayısı artıyor.

* Ön ödemesi yapılmış bazı mallar; şirketlerin bozulan mali durumları nedeniyle tamamlanamıyor.

* Mallar istenen kalitenin altında üretiliyor; Çinli şirket “kriz nedeniyle” açıklaması yapıyor.

* Bazı şirketler ön ödemeyi aldıktan sonra iflas ediyor ya da etmiş gibi görünüyor.

* Bize başvuran ön ödemesi karşılıksız kalmış ya da siparişi istenilen düzeyde üretilmeyen Türk şirketlerinin sayısı artıyor.

Neticede ÇİN ile iş yapan Türk şirketlerini aşağıdaki konularda daha dikkatli olmak hususunda uyarmak gerekliliği doğuyor:

· Ticari ilişkiye başlayacakları ya da devam ettikleri şirketleri ciddi biçimde takip etmeleri

· Ödemelerde eskisine oranla çok daha dikkatli olunmalı.

· Kontratlardaki boşluk ve eksikliklerin en aza indirilmesine özen gösterilmelidir. Kusursuz bir kontrat yoktur; ancak kontratın koruyuculuk katsayısını arttırma gayreti gösterilmelidir. Kötü bir sözleşme paranızı üreticinin insafına bırakır.

Şunu özellikle vurgulamak gerekir ,

Muhtemel hataların ortaya çıkmadan önlenmesi ya da sıkıntıların en erken tespiti ithalatçıları koruyacak en kritik tedbirlerdir. Sözleşme şartlarına uygunluğu çeşitli safhalarda bizzat denetlemeyen veya Çin ve Hong Kong’da yerleşik Türk şirketlerinden gerekli servisleri almayan şirketlerin zararlarının mahkeme ya da tahkim yoluyla giderilmesi aylar, hatta yıllar alabilir.

  • Share/Bookmark
Anahtar Kelimeler, , , , , , , , ,